Yurtdışı Sağlık Sigortası Nereden Alınır? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme
İstanbul’da her gün toplu taşımada, sokakta, hatta işyerimde karşıladığım manzaralar, bazen bana hayatın ne kadar farklı bakış açılarıyla şekillendiğini hatırlatıyor. Bir gün iş çıkışı, bir arkadaşım yurt dışına çıkmak üzere sağlık sigortası almak için nereye başvurması gerektiğinden bahsediyordu. Onunla konuşurken, aslında “Yurtdışı sağlık sigortası nereden alınır?” sorusunun sadece bir bürokratik mesele değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle de yakından ilişkili olduğunu fark ettim. Bu meseleye daha dikkatli bakmaya başladığımda, bu konunun aslında bazılarımız için çok daha kolay, bazılarımız içinse korkutucu ve karmaşık olabileceğini gördüm. Bu yazıda, yurtdışı sağlık sigortası konusunu, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında ele alacağım.
Yurtdışı Sağlık Sigortası Nereden Alınır? Farklı Grupların Zorlukları
Yurtdışına seyahat etmeyi planlayan herkesin mutlaka ihtiyaç duyduğu bir şeydir sağlık sigortası. Ancak bu sigortayı almak, bazı gruplar için, diğerlerine göre çok daha zor ve karmaşık olabilir. Mesela, genç bir kadın olarak, yurtdışı sağlık sigortası konusunda daha fazla araştırma yapmam gerektiğini hissettim. Neden mi? Çünkü sigorta şirketlerinin çoğu, cinsiyet ayrımcılığı yapmadan fiyatlandırma yapsa da, kadınların sağlık ihtiyaçlarını göz ardı edebiliyor. Özellikle hamilelik, doğum kontrol yöntemleri gibi ek teminatlar için sigorta ücretleri, genç kadınlar için daha yüksek olabiliyor. Sokakta gördüğüm, bu konudan haberdar olmayan bir kadının, uygun fiyatlı bir sigorta arayışındaki belirsizliğini, ne yazık ki fazlasıyla yakından gözlemliyorum.
Bir de LGBT+ bireyler var. Bu gruptaki insanlar, özellikle heteronormatif olmayan sağlık ihtiyaçları göz önüne alındığında, sigorta şirketlerinin bazen ayrımcı ve kapsayıcı olmayan yaklaşımlarına maruz kalabiliyorlar. Bu, sadece sağlık sigortasına başvuruda değil, aynı zamanda sigorta şirketlerinin sağladığı teminatlarda da belirginleşiyor. Örneğin, cinsiyet kimliğiyle uyumlu tedavi süreçleri ve trans bireyler için sağlık sigortası teminatları, çoğu zaman ya eksik ya da tamamen dışlanmış oluyor. Bu durum, LGBT+ bireylerinin yurtdışına seyahat ederken sağlık sigortası alırken yaşadıkları zorlukları daha da arttırıyor. İstanbul’un yoğun caddelerinde, sokaklarda LGBT+ bireylerin daha uygun fiyatlarla sigorta arayışlarını görebiliyorum. Ama sigorta şirketlerinin onlara sunduğu seçeneklerin yetersizliğini görmek, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ne kadar derinlere işlediğinin bir göstergesi gibi.
Sosyal Adalet ve Çeşitlilik: Sağlık Sigortasında Eşitsiz Fırsatlar
Sosyal adalet açısından bakıldığında, sağlık sigortasına erişim, ekonomik durumla da doğrudan bağlantılı. Birçok insan için “Yurtdışı sağlık sigortası nereden alınır?” sorusu, aslında ne kadar paraları olduğuyla ilgili bir soru haline geliyor. Sokakta karşılaştığım, özellikle düşük gelirli bireyler, genellikle yurtdışına gitme fırsatlarını kısıtlı tutuyorlar çünkü sağlık sigortası almaları oldukça pahalı bir lüks. Yani ekonomik eşitsizlik, sadece ülkede değil, aynı zamanda yurt dışına çıkma ve sağlık sigortası alma konusunda da büyük bir engel oluşturuyor. Çeşitlilik açısından, gelir düzeyi düşük olanlar genellikle daha sınırlı sağlık sigortası seçeneklerine sahip oluyorlar. Bir gün, bir arkadaşımın yazdığı sosyal medya paylaşımına denk gelmiştim; yurtdışına gitmeye karar vermişti ama sigorta masrafları onu ciddi anlamda zorluyordu. Üstelik, sigorta almak için uygun fiyatlar sadece belli gruplara sunuluyordu, yani bazı insanlara önceden belirlenmiş bir fırsat bile verilmiyordu. Oysa, hepimizin eşit sağlık hakkına sahip olduğumuzu unutmamalıyız.
Bir de başka bir gözlemim var; yurtdışına seyahat etmeden önce sağlık sigortası yaptırmak, çoğu zaman çok karmaşık olabiliyor. Hangi sigorta şirketi, hangi paketi sunuyor, hangisi daha ucuz ya da daha kapsamlı? Fakat bir de bu sigortaların ödeyebileceğimiz tutarları var; kadınlar, LGBT+ bireyleri, düşük gelirli insanlar için bu sigortaların fiyatları çok farklı. Bu noktada aslında büyük bir eşitsizlik söz konusu. Birçok kişinin, sadece daha ucuza sigorta alabilmek için minimum sağlık teminatına sahip olmayı seçtiğini gözlemliyorum. Çünkü yaşamını güvence altına almak isteyen biri, bazen daha kapsamlı teminatlar alacak kadar bütçe ayıramayabiliyor. Oysa, herkesin sağlık sigortası almakta eşit fırsata sahip olması gerekir, fakat işler maalesef böyle gitmiyor.
Çözüm Önerileri ve Kapanış: Daha Kapsayıcı Bir Yaklaşım
Yurtdışı sağlık sigortası ile ilgili yaşanan bu eşitsizlikleri göz önünde bulundurursak, çözüm olarak daha kapsayıcı sigorta şirketlerinin sayısının artması gerektiği söylenebilir. Örneğin, kadınların özel sağlık ihtiyaçlarını ve LGBT+ bireylerinin eşit haklarını gözeten sigorta şirketleri daha fazla desteklenmeli. Ayrıca, sigorta paketlerinin fiyatları daha erişilebilir hale getirilmeli. Sosyal adaletin temelleri, sağlık hakkıyla da ilgili olmalı. Hepimiz, dil, cinsiyet, ekonomik durum fark etmeksizin, sağlığımızı güvence altına alabilecek fırsatlara sahip olmalıyız.
Yurtdışı sağlık sigortası nereden alınır sorusunun cevabı basit gibi görünebilir, fakat aslında bu, toplumda var olan eşitsizliklerin bir yansımasıdır. Bu konuda hepimizin daha fazla bilinçlenmesi ve sesimizi yükseltmemiz gerektiğine inanıyorum. Ancak o zaman, herkes için eşit fırsatlar sunan bir sistemin temellerini atabiliriz. Sağlık sigortası, sadece bir zorunluluk değil, hepimizin hakkıdır.