İçeriğe geç

Artık değer payı nedir ?

Artık Değer Payı Nedir? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifi

İstanbul sokaklarında yürürken bazen sadece kafamı kaldırmak yeterli oluyor; metrobüs durağında yan yana bekleyen insanlar, farklı yaşlardan, cinsiyetlerden ve yaşam deneyimlerinden geliyor. Gözlemlerim bana sürekli hatırlatıyor: ekonomi teorileri sadece kâğıt üzerinde değil, sokakta, işyerinde, hatta kahve dükkanında hayat buluyor. İşte bu yüzden bugün tartışacağımız soru: Artık değer payı nedir? Ama bunu, klasik ekonomi kitaplarından değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet çerçevesinde ele alacağım.

Artık Değer Payı Nedir? Temel Bir Açıklama

Kısaca hatırlayalım: Artık değer payı, Marx’ın ekonomi teorisinde işçilerin ürettiği değerin, aldıkları ücretin ötesinde kalan kısmını ifade eder. Yani, bir işçi çalışarak bir ürün ortaya koyar; ücreti, o ürünün değerinin yalnızca bir kısmını temsil eder. Geri kalan “artık değer”, sermayeye gider. Basitçe söylemek gerekirse, işçilerin emeklerinin karşılığı tam olarak verilmez; bir kısmı sermayenin kârını oluşturur.

Ama işte mesele burada bitmiyor. Bu klasik ekonomik bakış, toplumsal cinsiyet ve çeşitlilik bağlamında çok daha karmaşık bir hal alıyor. Çünkü aynı işi yapan erkek ve kadın işçiler, farklı ücretler alabiliyor; farklı etnik veya sosyal gruplar aynı emeğe farklı değer biçebiliyor.

Toplumsal Cinsiyet Açısından Artık Değer

Geçen hafta bir sivil toplum etkinliğinde kadın çalışan arkadaşlarımla konuşurken fark ettim: çoğu, aynı iş için erkek meslektaşlarından daha az ücret aldığını, hatta bazen terfi şanslarının erkeklere göre daha sınırlı olduğunu söylüyordu. Bu, artık değer payı kavramını toplumsal cinsiyet açısından görünür kılıyor.

Örneğin, işyerinde ofiste aynı projeyi yürüttüğümüz bir erkek arkadaşımız, bizimle aynı mesaiyi yapıyor ama aldığı prim ve bonuslar daha yüksek. İç sesim: “İşin değerini kim belirliyor?” Bu, sadece bireysel bir adaletsizlik değil; sistematik bir sorun. Kadınların emeği, toplumsal cinsiyet normları ve yapısal eşitsizlikler yüzünden eksik değerlendiriliyor ve artık değer payının dağılımında eşitsizlik ortaya çıkıyor.

Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi

Bir gün toplu taşımada, üç farklı etnik kökenden insanın yan yana oturduğunu gördüm. Biri işten yeni çıkmış, biri üniversite öğrencisi, biri yaşlı bir vatandaş… Düşündüm ki, aynı kentte aynı emeği koyuyor olsalar bile, toplum farklı gruplara farklı “değer” biçiyor.

İç sesim: “Acaba bu üç kişinin emeklerinin değeri eşit mi görülüyor?”

Cevap maalesef hayır. Etnik azınlıklar, göçmenler veya engelli bireyler, aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücretler alabiliyor; terfi ve kariyer fırsatları sınırlı olabiliyor. Bu da, artık değer payı nedir? sorusunu sadece ekonomik bir kavram olmaktan çıkarıp, sosyal adalet meselesine dönüştürüyor.

İstanbul’da çalıştığım sivil toplum kuruluşunda da benzer örnekler var. Projelerde aktif rol alan genç kadınlar ve LGBT+ bireyler, aynı katkıyı sağladıkları halde görünürlük ve takdir açısından erkek ve heteroseksüel meslektaşlarından geri kalabiliyor. Burada artık değer payının sosyal boyutu öne çıkıyor: kimin emeği ne kadar değerli görülüyor, hangi grupların emeği görünmez sayılıyor?

Günlük Hayatta Artık Değerin İzleri

Artık değer payı sadece işyerinde değil, sokakta, kafede, hatta evde bile kendini gösteriyor. Market kasasında çalışan genç kadın, ev işlerinde ücretsiz emek veren kadınlar, sosyal medyada görünürlük kazanan ama maddi karşılığı olmayan emekler… Tüm bu durumlar, klasik ekonomi teorisinin “gözden kaçırdığı” toplumsal boyutları açığa çıkarıyor.

Bir gün metroda yaşlı bir teyze, yanımdaki genç kadınla konuşuyordu:

Teyze: “Kızım, sen bu kadar çalışıp kazanabiliyor musun?”

Genç kadın: “Yeterince değil ama deniyorum.”

İşte bu diyalog, artık değer payının günlük hayatta nasıl deneyimlendiğini gösteriyor. Sadece işyerinde değil, toplumun geneli emek ve değer ilişkisini farklılaştırıyor; bazı grupların emeği sistematik olarak daha az değer görüyor.

Sonuç: Artık Değer Payı ve Adalet

Artık değer payı nedir? sorusunun cevabı artık sadece Marx’ın kitaplarında değil, İstanbul sokaklarında, ofislerde ve evlerde karşımıza çıkıyor. Toplumsal cinsiyet, etnik kimlik, yaş ve engellilik gibi faktörler, emeğin değerini belirliyor. Sosyal adalet perspektifinden bakınca, eşit ücret, görünürlük ve fırsat eşitliği, artık değer payının adil dağılımını sağlamak için kritik önemde.

Kısacası, artık değer payı sadece ekonomi değil; toplumsal bir mesele. Ve her gün sokakta, metroda, ofiste gördüğümüz adaletsizlikler, bu kavramın hayatın her alanında nasıl yankı bulduğunu gösteriyor. İşte bu yüzden soruyu kendimize sormalıyız: Hepimiz emeğimizin değerini eşit biçimde görebiliyor muyuz, yoksa bazı grupların emeği hâlâ görünmez mi kalıyor?

İstersen ben bunu okuyucu için daha blog dostu kısa sahneler ve alt başlıklarla güçlendirebilirim, SEO için anahtar kelime yoğunluğunu da artırabilirim. Bunu yapayım mı?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet casinohttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net