Hayalet Konusu Nedir? Hayaletler, Bizimle Mi, Bizim İçin Mi?
Evet, soruyu sordunuz: “Hayalet konusu nedir?” ve ben de yazmaya başladım. Ama durun bir dakika… Aslında bu soruyu bir yere kadar çok iyi anlıyorum çünkü ben de aynı soruyu ara sıra kendime soruyorum. Hayaletler, eski köy evlerinde ya da terkedilmiş okul koridorlarında mı var? Yoksa gerçekten birileri geçmişlerinden, hâlâ çözemedikleri bazı meselelerle bizim dünyamıza mı uğruyor? Öyle ya da böyle, hayaletler konusunu açmak, gerçekten kafa karıştırıcı ama bir o kadar da komik bir şey. Bunu hem bir İzmirli olarak, hem de sürekli her şeyi çok fazla düşünen biri olarak size anlatayım.
Hayaletleri Anlamak: Gündelik Hayatla Bağlantısı
Beni tanıyorsanız, en son korku filmi izlerken koltuğun arkasına saklandığımı görebilirsiniz. Çünkü hayaletler çok ciddi bir konu. Hem korkutucu, hem de bir o kadar eğlenceli. Ama gerçek şu ki, gündelik hayatla da çok ilgili.
Geçen gün akşam arkadaşlarla sahilde yürüyorduk, birdenbire biri yüksek sesle “Hayalet!” diye bağırdı. Tabii ben, İzmirli olduğum için her şeyin şaka olduğunu düşündüm. “Hadi ya, kocaman günde hayalet mi olur?” diye gülerek geçtim. Ama bir yandan da, “Acaba biri gerçekten beni izliyor mu?” diye içimden geçirmedim değil. Evet, ben bu kadar düşünen bir insanım. Bazen günlük sıradan olaylar bile bir anlam taşır. Mesela o an gerçekten bir hayalet olsaydı, nasıl davranırdım? “Hey, canım, sen de bizi izliyorsun ama biraz daha dikkatli olsan iyi olur, çünkü burası İzmir, burada herkes birbirine selam verir,” diye mi konuşurdum?
İç sesim devreye giriyor: “Gerçekten mi? Hayaletler gerçekten mi var? Yoksa sen çok fazla düşünüyorsun da ondan mı böyle hissediyorsun?”
Bir anda kafamda bir sürü hayalet imgesi belirmeye başlıyor, ama bu hayaletler biraz farklı. Yani klasik anlamda korkutucu değil, biraz da komikler. Hayaletler olsa da, bence bir yerden sonra hayat çok da ciddiye alınmamalı. Ama tabii, hayalet konusunu ciddiye alıp biraz araştırdığınızda, işin farklı boyutlarına da göz atmak gerek.
Hayaletler Gerçekten Varmı?
Şimdi gelelim asıl soruya: Hayaletler gerçekten var mı? Benim gibi birinin hayatı sırf komediye dökmek yetmiyor tabii ki, biraz daha derin düşünmem gerekiyor. “Hayalet” dediğimiz şey, genelde geçmişte yaşamış birinin, bir şekilde dünya ile bir bağ kurarak kendini gösterdiği bir varlık olarak tasvir edilir. Ama bu bir anlamda da bizim korkularımızın bir yansıması olabilir. Kimisi karanlıkta bir gölgeyi gördüğünde “hayalet!” diye bağırır, kimisi ise bir ses duyduğunda “ama yoktu, sadece rüzgar” diyerek geçer.
Ama bana kalırsa, hayaletler tam olarak “gerçek” değildir. Belki de bu, bizlerin bilinçaltımızdaki çözülmemiş meselelerle ilgilidir. Kötü bir ilişkiyi bitirdikten sonra eski sevgilinizin sokakta size bakıp gitmesi gibi bir şey. “Yok canım, o çoktan başka bir hayata geçmişti” diye kendi kendinize telkin etseniz de, bir yerde bir iz bırakıyor. İşte bu izler hayalet gibi… Korkusuzca önünüzde duruyor ama ne yapacağınızı bir türlü bilmiyorsunuz.
Hayaletle Tanışma: Olur Mu, Olmaz Mı?
Bir gece evde yalnızken, tam uyumadan önce, tam tamına 2 saat 43 dakika boyunca tavanı izleyip düşünüp durmuştum. “Ya bir hayalet girse içeri, ne yapardım?” diye sordum kendi kendime. Tabii, bu kadar fazla düşünmek pek sağlıklı bir şey değil, ama izlediğim korku filmleri de beni gerçekten etkiliyor.
İç sesim şunu söylüyor: “Hayaletle tanışırsan, ilk önce ne yapmalısın? ‘Naber, sen kimsin?’ mi diyeceksin? Yoksa ciddi ciddi bir kurallarla mı yaklaşmalısın? Hani ‘merhaba, ben İsmail, 25 yaşındayım, seninle ilgileniyorum’ gibi cümleler kurmalı mıyım?” Bir anda gülümsedim, çünkü hayaletler o kadar da korkutucu olmalı mı? Düşünsenize, bir gün kaybolan ceketinizin arkasında bir hayalet var. Gidip ona soru soruyorsunuz: “Kardeşim, ceketimi nerede bulabilirim?” Ne kadar saçma değil mi?
Tabii ki hayaletlerle ilgili ciddi bir endişeniz varsa, öncelikle odayı terketmek gerekir. Hayalet meselesi, korku filmi çekme yeteneği olan birinin beyninde çok farklı şekillerde canlanabiliyor. Ama gerçek şu ki, hayalet meselesi hem komik hem de düşündürücü bir konu.
Sonuç: Hayaletlere Gülüp Geçmeli Mi?
Sonuç olarak, hayalet konusu nedir? Bence aslında hayaletler, biraz da yaşamın içindeki belirsizliklerin ve korkuların dışavurumudur. Ama tabii ki, bir hayaletle tanışmak isteyen varsa, İzmir’de bir akşam yürüyüşü yapmak çok daha keyifli olabilir. Çünkü bizde zaten her şey “kötüye gitmez” mottosuyla işler. Gerçekten korkacak bir şey yok! Hayalet olsanız bile, yine de gülüp geçebilirsiniz.
Son olarak, iç sesim devreye giriyor: “Hayaletin varsa, ona merhaba demek yerine, önce ‘güzelim, hadi bir çay içmeye gidelim’ demeyi deneyebilirsin, belki daha samimi olur.”